0 532 223 91 57 gazeteciyazarlar@gmail.com
Kültür Rotasında Balıkesir: Kültürler, Medya Ve Yapay Zekâ Uluslararası Çalıştay Ve Forum Sonuç Bildirgesi
Yayın: Güncelleme: Cemiyet Eğitim Balıkesir
✍️ Editör: BGYC Kurumsal

Medya Ve Yapay Zekâ Uluslararası Çalıştay Ve Forum Sonuç Bildirgesi

Yazı Boyutu:

Kültür Rotasında Balıkesir: Kültürler, Medya Ve Yapay Zekâ

Uluslararası Çalıştay Ve Forum Sonuç Bildirgesi


14–16 Ağustos 2026 | Balıkesir


Balıkesir Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti (BGYC) öncülüğünde; Balıkesir Valiliği ve Balıkesir Üniversitesi başta olmak üzere kamu kurumları, üniversiteler, medya meslek kuruluşları ve ilgili paydaşların katkılarıyla gerçekleştirilen Uluslararası Akademisyen, Gazeteci ve Medya Temsilcileri Çalıştayı ve Forumu, Türkiye’nin 81 ilinden ve 10 ülkeden gazeteci, akademisyen ve medya temsilcilerini Balıkesir’de ortak bir düşünce zemini etrafında buluşturmuştur.

“Kültür Rotasında Kültürler, Medya ve Yapay Zekâ Kullanımı” ana teması altında gerçekleştirilen çalışmalarda; gazeteciliğin dijital dönüşümü, yapay zekânın medya alanındaki kullanımı, doğru bilgi ve doğrulama, dezenformasyonla mücadele, telif hakları, gazetecilik emeği, kültürel mirasın dijitalleşmesi, yerel medyanın geleceği, genç gazetecilerin eğitimi, Türkçe ve yerel veri kapasitesi ile uluslararası medya iş birlikleri değerlendirilmiştir.


Çalıştay ve Forum süresince yapılan sunumlar, değerlendirmeler ve görüş alışverişleri sonucunda aşağıdaki ortak sonuçlara ulaşılmıştır.


1. Hakikatin Korunması Gazeteciliğin Temel Sorumluluğudur



Yapay zekâ teknolojilerinin haber üretim süreçlerini hızlandırdığı, büyük veri kümelerinin analizini kolaylaştırdığı, arşiv araştırmaları, çeviri, içerik analizi ve medya üretiminde gazetecilere yeni imkânlar sunduğu değerlendirilmiştir.


Bununla birlikte aynı teknolojilerin yanlış bilgi, manipülasyon, sahte görüntü, taklit ses, sentetik medya ve deepfake içeriklerin çok daha hızlı üretilmesine ve yayılmasına da imkân verebildiği konusunda ortak görüş oluşmuştur.


Bu nedenle gazeteciliğin yapay zekâ çağındaki temel görevinin yalnızca hızlı içerik üretmek değil, doğrulanmış bilgiyi toplumla buluşturmak olduğu vurgulanmıştır.


Teknolojik hız, doğruluğun ve kamu yararının önüne geçmemelidir.


2. Editoryal Sorumluluk İnsanda Kalmalıdır


Çalıştayda ortaya çıkan en güçlü ortak görüşlerden biri, yapay zekânın gazetecinin yerine geçen bir mekanizma olarak değerlendirilmemesi gerektiğidir.

Yapay zekâ; gazetecinin araştırma, analiz, arşiv, çeviri ve üretim kapasitesini artıran bir araç olarak kullanılabilir. Ancak editoryal karar, kaynak değerlendirmesi, doğrulama ve mesleki sorumluluk gazetecide kalmalıdır.

Bu çerçevede çalıştayın ortak yaklaşımı şu ifadede somutlaşmıştır:

Yapay zekâ üretebilir; doğruluk kararını insan vermelidir.


3. “Doğrulayan İnsan” İlkesi Benimsenmelidir


Yapay zekâ tarafından üretilen, dönüştürülen veya özetlenen içeriklerin yayımlanmadan önce editoryal sorumluluğu bulunan bir insan tarafından kontrol edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.


Özellikle;



afet, seçim, sağlık, ekonomi, kamu güvenliği, savaş, kriz ve adli olaylar


gibi yüksek etkili haber alanlarında insan doğrulamasının vazgeçilmez olduğu vurgulanmıştır.


İsimlerin, tarihlerin, rakamların, alıntıların ve kaynakların mümkün olduğunca birincil kaynaklardan kontrol edilmesi, yapay zekâ tarafından oluşturulan görsel ve videoların gerçek olay görüntüsü olarak sunulmaması gerektiği konusunda ortak görüş oluşmuştur.


4. Gazetecilikte Yapay Zekâ Etik İlkeleri Oluşturulmalıdır



Çalıştayda, medya sektöründe yapay zekâ kullanımına ilişkin ortak etik ilkelerin geliştirilmesinin önem taşıdığı değerlendirilmiştir.


Bu ilkelerin;


doğruluk, kaynak güvenilirliği, insan denetimi, editoryal sorumluluk, şeffaflık, hesap verebilirlik, telif hakkı, kişisel verilerin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve kamu yararı


temelinde şekillenmesi gerektiği belirtilmiştir.


Medya kuruluşlarının da kendi yapılarına ve yayın politikalarına uygun kurum içi yapay zekâ kullanım ilkeleri geliştirmesinin yararlı olacağı değerlendirilmiştir.


5. Yapay Zekâ Okuryazarlığı Gazeteciliğin Yeni Mesleki Yetkinliklerinden Biri Olmalıdır


Yapay zekâ araçlarının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte gazetecilerin yalnızca bu araçları kullanmayı değil, nasıl çalıştıklarını, hangi riskleri taşıdıklarını ve ürettikleri sonuçların nasıl kontrol edilmesi gerektiğini bilmelerinin zorunlu hâle geldiği değerlendirilmiştir.


Gazetecilere ve iletişim alanında eğitim gören gençlere yönelik çalışmaların;

yapay zekâ okuryazarlığı,

doğrulama teknikleri,

deepfake ve sentetik medya analizi,

veri gazeteciliği,

telif hakları,

kişisel veri güvenliği,

siber güvenlik,

algoritmik önyargı,

kaynak sorgulama,

editoryal etik


başlıklarını birlikte kapsaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.


6. İletişim Eğitimi İle Saha Gazeteciliği Arasındaki Bağ Güçlendirilmelidir


Çalıştayda akademi ile medya sektörünün daha yakın çalışmasının, gazeteciliğin dijital dönüşümüne önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmiştir.


İletişim alanında eğitim veren akademik birimler ile medya temsilcileri arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, öğrencilerin güncel medya teknolojileri, doğrulama yöntemleri ve gazetecilik etiği konusunda uygulamalı deneyim kazanmasının önemli olduğu vurgulanmıştır.


Akademik bilgi ile saha gazeteciliğinin deneyiminin buluşmasının, daha nitelikli bir medya ekosistemi oluşturacağı konusunda ortak görüş oluşmuştur.


7. Yerel Medya Dijital Dönüşümün Dışında Bırakılmamalıdır



Dijital dönüşümün yalnızca büyük medya kuruluşları ve teknoloji şirketleri üzerinden ilerlemesinin, yerel medya ile büyük medya kuruluşları arasındaki kapasite farkını büyütebileceği değerlendirilmiştir.


Yerel medya kuruluşlarının;


yapay zekâ araçları, doğrulama, veri gazeteciliği, arşivleme, siber güvenlik, içerik yönetimi ve dijital gelir modelleri


konularındaki yetkinliklerinin artırılması gerektiği vurgulanmıştır.


Yerel basının güçlü ve sürdürülebilir olması, yalnızca medya sektörünün değil; yerel demokrasinin, bilgi çeşitliliğinin ve şehir hafızasının korunması açısından da önemli görülmüştür.


8. Gazetecilik Emeği Ve Telif Hakları Korunmalıdır


Yapay zekâ sistemlerinin gelişmesiyle birlikte haber metinleri, fotoğraflar, videolar ve gazetecilik arşivlerinin izinsiz kullanımı önemli bir tartışma alanına dönüşmüştür.


Çalıştayda gazetecilik emeğinin ve fikrî hakların korunmasının, yapay zekâ döneminin temel meselelerinden biri olduğu konusunda ortak görüş oluşmuştur.


İzin, kaynak gösterme, atıf, lisanslama ve hak sahibinin ekonomik karşılığının korunmasına yönelik modellerin geliştirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.


Yapay zekâ sistemlerinin gazetecilik ürünlerinden ekonomik değer üretirken içeriği üreten gazeteciyi veya medya kuruluşunu sistemin dışında bırakmasının, özellikle yerel ve bağımsız gazeteciliğin ekonomik sürdürülebilirliği açısından risk oluşturabileceği belirtilmiştir.


Bu nedenle telif hakkının korunması, aynı zamanda nitelikli gazeteciliğin korunması olarak değerlendirilmiştir.


9. Yerel Basın Arşivleri Dijital Kültürel Hafızanın Bir Parçasıdır


Yerel gazetelerin yalnızca günlük haber üreten kuruluşlar olmadığı; şehirlerin sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel hafızasını taşıyan önemli kaynaklar olduğu vurgulanmıştır.


Türkiye’nin farklı şehirlerinde onlarca yıllık gazete koleksiyonları, fotoğraflar, negatifler, ses kayıtları ve görüntülerin fiziksel ortamlarda bulunduğu; bunların zaman içerisinde kaybolma riski taşıdığı değerlendirilmiştir.


Yerel basın arşivlerinin envanterinin çıkarılması, telif ve kişisel veri hakları gözetilerek dijitalleştirilmesi gerektiği konusunda ortak görüş oluşmuştur.


Bu arşivlerin gelecekte araştırmacılar, üniversiteler, medya kuruluşları ve Türkçe yapay zekâ sistemleri açısından güvenilir ve kaynaklandırılmış veri niteliği taşıyabileceği değerlendirilmiştir.


10. Türkçe Ve Yerel Veri Korunmalı Ve Geliştirilmelidir


Yapay zekâ sistemlerinin gelişiminde veri kadar dilin, kültürel bağlamın ve kaynak güvenilirliğinin de önem taşıdığı vurgulanmıştır.


Yerel gazeteler, üniversite koleksiyonları, belediye arşivleri, sözlü tarih çalışmaları, yerel ağızlar, gastronomi, geleneksel zanaatlar ve şehir hikâyelerinin dijital ortamda kaynaklandırılmış biçimde korunmasının Türkiye'nin kültürel ve dijital hafızasına katkı sağlayacağı değerlendirilmiştir.


Ancak veri üretiminde kontrolsüz bir yaklaşım yerine;


kaynağı belli, doğrulanabilir, telif durumu açık, kişisel veri mevzuatına uygun ve kültürel bağlamı korunmuş veri


anlayışının esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.


11. Kültürel Miras Dijital Dünyaya Taşınırken Özgünlüğünü Korumalıdır


Çalıştayın kültür başlığındaki temel sonuçlardan biri, kültürel mirasın yalnızca korunmasının değil; doğru biçimde anlatılması, dijitalleştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının gerekli olduğudur.


Şehir hikâyeleri, kültür rotaları, tarihî şahsiyetler, gastronomi, coğrafi işaretli ürünler, sözlü tarih kayıtları, geleneksel zanaatlar, tarihî yapılar, akademik çalışmalar ile fotoğraf ve video arşivlerinin dijital ortamda görünür hâle getirilmesinin önem taşıdığı değerlendirilmiştir.


Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin bu süreçte kültürel çeşitliliği azaltan değil, kültürel zenginliğin görünürlüğünü artıran araçlar olarak kullanılması gerektiği vurgulanmıştır.


12. Medyada Dezenformasyonla Mücadele Ortak Sorumluluktur


Yanlış bilginin üretim ve yayılma hızının artması nedeniyle medya kuruluşları, gazeteciler, akademi ve ilgili kurumlar arasında daha güçlü iletişim ve doğrulama mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmiştir.


Özellikle afetler ve kriz dönemlerinde birincil kaynaklara hızlı erişim, doğru bilginin teyidi ve yanlış bilginin yayılmasının önlenmesi konusunda mesleki iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır.


Dezenformasyonla mücadelenin ifade özgürlüğünü sınırlandıran değil, toplumun doğru bilgiye erişimini koruyan bir anlayışla yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir.


13. Genç Gazetecilerin Yeni Döneme Hazırlanması Gerekmektedir


Gazeteciliğin dönüşümüyle birlikte genç gazetecilerin yalnızca haber yazımı konusunda değil; veri, doğrulama, teknoloji, yapay zekâ, dijital güvenlik ve etik alanlarında da yetkinlik kazanması gerektiği değerlendirilmiştir.


Deneyimli gazeteciler, akademisyenler ve genç iletişimciler arasındaki mesleki bilgi aktarımının güçlendirilmesinin gazeteciliğin geleceği açısından önemli olduğu vurgulanmıştır.


Teknolojiyi bilen fakat gazeteciliğin temel ilkelerinden kopmayan yeni bir kuşağın yetiştirilmesi ortak hedef olarak değerlendirilmiştir.


14. Uluslararası Medya İş Birlikleri Güçlendirilmelidir


Balıkesir’de Türkiye’nin 81 ilinden ve farklı ülkelerden medya temsilcilerinin bir araya gelmesi, gazetecilikte uluslararası mesleki diyaloğun önemini bir kez daha ortaya koymuştur.


Ülkeler ve medya kuruluşları arasında;


deneyim paylaşımı, ortak gazetecilik çalışmaları, kültürel içerikler, akademik araştırmalar, genç gazeteci buluşmaları ve mesleki eğitimler


alanındaki ilişkilerin sürdürülmesinin yararlı olacağı değerlendirilmiştir.


Özellikle ortak kültürel bağların bulunduğu coğrafyalar arasında medya iletişiminin güçlendirilmesinin toplumlar arasındaki karşılıklı anlayışa katkı sağlayacağı vurgulanmıştır.


15. Medyada Nicelikten Çok Nitelik Öncelikli Olmalıdır


Dijital medya ortamında içerik üretim hızının ve miktarının giderek artmasının, tek başına gazeteciliğin geliştiği anlamına gelmediği değerlendirilmiştir.


Gazeteciliğin değerinin üretilen içerik sayısıyla değil; doğruluk, güvenilirlik, özgünlük, kamu yararı ve topluma sağladığı katkıyla ölçülmesi gerektiği konusunda ortak görüş oluşmuştur.


Yapay zekânın daha fazla içerik üretmek için değil, daha nitelikli gazetecilik yapılmasına katkı sağlayacak biçimde kullanılması gerektiği vurgulanmıştır.


Ortak Sonuç


Balıkesir’de bir araya gelen gazeteciler, akademisyenler ve medya temsilcileri; teknolojinin gazetecilik için önemli fırsatlar sunduğunu, ancak insan sorumluluğu, hakikat, etik ve kamu yararının teknolojik dönüşümün merkezinde kalması gerektiğini ortak görüş olarak ortaya koymuştur.


Çalıştay ve Forum sonucunda;



yapay zekânın gazetecinin rakibi değil, doğru kullanıldığında gazetecinin mesleki kapasitesini artıran bir araç olduğu;


editoryal karar ve doğrulamanın insan sorumluluğunda kalması gerektiği;


gazetecilik emeğinin ve telif haklarının korunmasının zorunlu olduğu;


yerel medyanın dijital dönüşüm sürecinde desteklenmesi gerektiği;


İletişim alanındaki akademik bilgi ile gazetecilerin saha deneyiminin daha güçlü biçimde buluşturulmasının önemli olduğu;


Türkçe, yerel veri ve kültürel hafızanın dijital dünyada korunmasının stratejik değer taşıdığı;


dezenformasyonla mücadelede doğrulama kültürünün güçlendirilmesi gerektiği;


uluslararası medya iş birliklerinin sürdürülebilir hâle getirilmesinin yararlı olacağı


konularında ortak yaklaşım oluşmuştur.


Balıkesir’den Ortak Mesaj


Çalıştay ve Forumun sonunda ortaya çıkan ortak düşünce açıktır:


Teknoloji gelişirken hakikat kaybolmasın.

Yapay zekâ gelişirken insan sorumluluğun merkezinden çıkmasın.

Kültür dijitalleşirken özgünlüğünü yitirmesin.

Gazetecilik dönüşürken gazetecinin emeği değersizleşmesin.

Hız artarken doğruluk geride kalmasın.

İçerik çoğalırken gazeteciliğin niteliği azalmasın.


Balıkesir’de oluşan bu ortak aklın, gazetecilik mesleğinin geleceğine, kültürel değerlerin korunmasına ve yapay zekânın insan, hakikat ve kamu yararı merkezli kullanımına katkı sağlaması temenni edilmektedir.


Balıkesir Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti (BGYC)

Uluslararası Çalıştay Ve Forum Sonuç Bildirgesi

Balıkesir | Ağustos 2026